Güney Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği ile Kuzey ve Doğu Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği bugün Kırcaali Belediye Kültür Merkezi'nde ortaklaşa olarak "Ana Dili Türkçenin Bulgaristan'daki Sorunları" konulu bir panel düzenledi. Salonu tıklım tıklım dolduran etkinlik, 21 Şubat Ana Dili Günü vesilesiyle yapıldı.
Panelde resmi konuklar arasında Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçisi İsmail Aramaz, T.C. Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan, HÖH milletvekilleri Remzi Osman, Kamen Kostadinov, Hamid Hamid, Necmi Ali, Tuncay Naim, Güner Şerbest, belediye başkanları, Bulgaristan Müslümanları Yüksek İslam Şurası Başkanı Şabanali Ahmet, yerel iktidar temsilcileri hazır bulundular. Panele yüzlerce öğretmen ve vatandaş katıldılar.
Panelde Bulgaristan Öğretmenler Sendikası Kırcaali Şubesi Başkanı Neli Arnaudova da vardı. Sofya Uluslararası Azınlık Araştırmaları ve Kültürlerarası İlişkiler Merkezi (IMIR) Başkanı Antonina Jelyazkova ile Ulusal Etnik ve Demografik Sorunlar Konseyi 'nden Nikola Petkov, Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu ve BAL-GÖÇ Genel Başkanı Doç. Dr. Yüksel Özkan'dan birer tebrik mektubu alındığı bildirildi.
Güney Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği Başkanı Harun Bekir, konukları ve katılımcıları selamladıktan sonra Ana Dili Günü kutlamasının amacını ve önemine değindi.
Ardından T.C. Sofya Büyükelçisi İsmail Aramaz panelin açılış konuşmasını yaptı. Salonda herkesin bir arada olduğu belediye başkanlarıyla, soydaşlarla kucaklaşmaktan gurur duyduğunu paylaşan Aramaz, "Bugün çok anlamlı bir günde bir aradayız. Ana dili aslında bir insanın kimliğini belirleyen belki de en önemli husus. İnsan ilk önce her şeyi annesinden duyuyor. Bundan daha önemli bir gün doğrusu düşünemiyorum. Türkiye'de Türk olmak kolay, başka yerde Türk olmak zor. Burada Türk olmak için Türkçeyi çok iyi konuşuyor olmak lazım. Çocuklarımızın Türkçeyi iyi öğreniyor olmaları lazım" diye kaydetti. Bu etkinliğin organizatörlerine teşekkürlerini sundu. Büyükelçi, "Belki de bir sonraki kuşağa bırakabileceğimiz en önemli şey dil olduğuna göre Ana Dili Günü'nün kutlanması çok anlamlı. Soydaşlarımızın Bulgaristan'daki durumuna baktığımızda beni zaman zaman en çok rahatsız eden kültürel hakların tam anlamıyla yerine gelmiyor olması. Çocuklarımızın okullarda 3-4 saatliğine de olsa, Türkçe dersi almalarının önünde hala engeller olduğunu görmekten doğrusu üzülüyorum" diye ifade etti. Aramaz, IMIR'in yayınladığı raporda da bütün meselenin bütün çıplaklığıyla ortaya konmuş durumda olduğunu söyledi. Anne dilini çok iyi konuşamayan bir çocuğun başka bir dili öğrenemediğini vurguladı. Büyükelçi, "Soydaş çocuklarımızın Bulgarcayı da çok iyi öğrenmelerini istiyoruz" dedi. Aramaz, "Bulgaristan, aslında önemli bir dönemeçten geçiyor. Hükümet istifa etti, yakında seçimler olacak. Bu dönemde HÖH partisi de önemli bir değişiklik geçirdi, yeni bir Genel Başkan, yeni bir yönetim seçildi. Bu iki tarihi olay aslında bir arada şimdi akmaya devam ediyor" diye dikkat çekti. Büyükelçi, buradaki soydaşlarının demokratik, siyasi kültürel haklarının Bulgaristan'ın Avrupa Birliği (AB) üyesi olmasından dolayı AB vatandaşlarıyla eşit haklara sahip olduklarının altını çizdi. Dolayısıyla en yüksek AB standartlarının Bulgaristan'a da geldiğinde bunlardan faydalanacaklarını belirtti. O zaman soydaşların çektikleri sıkıntıların ortadan kalkacağına dikkat çekti. Bulgaristan'ın Şengen'e girmeye, AB ile daha yakın entegrasyona gitmeye, bölgesel kalkınmaya, yargıda, bürokraside reform yapmaya çalıştığını söyleyen Aramaz, bunların doğru politikalar olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyor. Büyükelçi, Sofya'nın merkezinde bulunan rezidanstan son hafta olan olayları yukarki kattan seyrettiğini paylaştı. Bu itirazın sadece elektrik faturasına değil, yönetime, yolsuzluğa da itiraz olduğunu söyledi. Aramaz, Bulgaristan Türkleri'nin haklarının en iyi korunması için soydaşı temsil eden partinin mutlaka hükümette olması gerektiğini savundu. Büyükelçi, "AB değerlerini hayata geçirebilecek bir hükümet yapısı olması lazım. Buna katkı yapabilecek hangi parti olursa, soydaş partisinin o partiyle iş birliği yapması lazım. Soydaşımızın ideolojisinin bu olması gerekir diye düşünüyorum" diye altını çizdi.
Ev sahibi konumundaki Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, son yıllarda Kırcaali'nin ana dili ile ilgili çalışmalarda küçük adımlar attığını kaydetti. Başkan, "Bugün Kırcaali için tarihi bir gün ve Belediye Başkanı olarak ana dili ile ilgili organizasyonlarda emeği geçen herkese ve panelin katılımcılarına teşekkür etmek istiyorum" diyerek başarılar diledi. Hasan Azis, "Uzun zamandır ana dili konusunun Bulgaristan'ın gündeminde olması için çaba gösteriyoruz. 2005 yılından beri Ankara Bilkent Üniversitesi ile ortaklaşa Kırcaali ve Ankara'da ülke çapından Türkçe öğretmenlerine yönelik seminerler, sempozyumlar düzenliyoruz" diye kaydetti. Başkan, son 20 yılda HÖH milletvekillerinin ana dili konusunda yaptıkları çalışmaları için teşekkürlerini sundu.
Güney Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği ile Kuzey ve Doğu Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği Başkanı ve Şumen Piskopos Konstantin Preslavski Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Emine Halil, ülkede Türkçe eğitiminde mevcut sorunlara ilişkin ayrıntılı çalışmasını tanıttı. Okulda problemlere ve ilgili kanunlarla kanun hükmünde kararnamelere değindi. Emine Halil, "Bizim çocuklarımız iyi veya kötü Türkçe konuşuyorlar. Torunlarımız yarım yamalak Türkçe konuşmaya devam ediyorlar. Torunlarımızın çocuklarının hali ne olacak acaba diye düşünüyoruz" diye kaydetti. Bu yüzden biz Türkçe öğretmenleri örgütlenmeye karar verdik ve Türkçe ile ilgili problemleri ortaya koymaya karar verdik. 1992 yılından beri Türkçe okuyan ve okutanların sayısına bakarsak, 1995 yılında okullarda 700 Türkçe öğretmeni varken, şu anda 120 öğretmene yakın var. Aynı zamanda okuyanların sayısı 114 binden 7 binin altına düşmüştür" diye altını çizdi.
Şumnu iline bağlı Hitrino (Şeytancık) ilçesinde eski Türkçe öğretmeni Müjgan Yusuf, çalıştığı okulda 2010/2011 eğitim-öğretim yılına kadar 2-12.sınıflarda Türkçe okunduğunu, fakat sonraki eğitim yılında bir proje kapsamında okulun tam gün eğitime geçmesiyle Ana Dili dersi için zaman öngörülmediğini anlattı. O zamanki Şumnu Ana Dili eğitim müfettişi Fikriye Mehmet ile öğrencileri lise mezunları sınavı hazırlamak için Bulgarca ders programı üzere Türkçe tematik çalışma planı yaptıklarını ve onların yüzde 90'ının başarı gösterdiklerini paylaştı. Şimdi eğitmen olan Müjgan Yusuf, Türkçenin zorunlu seçmeli ders olarak okunması veya ana dili Türkçe olan öğrencilerin yüzde 80 olduğu okullar için eğitim-öğretim planının varyantı hazırlanması gerektiğini söyledi. Türkçe öğretmenlerin Bulgarcaya karşı olmadıklarını göstermek için kasten Bulgarca konuştuğunu duyurdu.
Güney Bulgaristan Türkçe Öğretmenleri Derneği yönetiminden Haşim Semerci, HÖH partisinin seçimlerden sonra herhangi bir partiyle koalisyon yapmak zorunda kalırsa, Türkçenin zorunlu olarak okutulması ve ardından Türkçe ders kitaplarının basılmasını şart koşması gerektiğini vurguladı. Ardından ülke çapından bir araya toplanan Türkçe sevdalılarına sıcak bir "Hoş geldiniz!" dedi. Haşim Semerci, "Burası siyaset meydanı değil, savaş alanı hiç değil. Burası birleşme, uzlaşma, güçleşme yeri. Bugün burası her zaman olduğu gibi hoşgörü merkezi" diye ifade etti.
Şair olan öğretmen, Bulgaristan Türkleri olarak haklarımızı istemeyi, direnmeyi bilmediğimizi belirtti. Semerci, “Bir Eğitim Bakanı vardı, Ana Dili için, "Olmaz, üç Maltalı çocuk gelirse, onlara öğretmen nerde bulacağım", dedi. Biz 3 Maltalı çocuk değiliz. Biz yüz binlerce Türk'üz. Amaçlarımıza ulaşmak için yardım etmek isteyen, beraber olmak isteyen, gücümüze güç katmak isteyen varsa, buyursun. Dernek olarak kapılarımız açık" diye seslenerek, siyasetçileri de yardıma çağırdı.
Plovdiv (Filibe) Üniversitesi Kırcaali Lüben Karavelov Şubesi'nde felsefe hocası Doç. Yunus Kasım da Bulgaristan'da Türkçe eğitiminde mevcut sorunları ele aldığı bir sunum yaptı.
Panelin sonunda ülke çapından 16 sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcilerinin
imzasıyla Bulgaristan'ın eğitim sisteminde Ana Dili Türkçe eğitimine ilişkin bir
deklarasyon kabul edildi. Deklarasyonda kanun düzenlemesiyle Ana Dili Türkçenin okuldaki ders programına dahil edilmesi
gerektiği vurgulanıyor. Böylece Türkçe eğitiminin örgütlenmesinde mevcut
sınırlamalar ortadan kaldırılacak
ve Türkçe ders kitaplarının hazırlanması ve basılmasında mali sorunlar
yaşanmayacak. Deklarasyonda STK temsilcileri, Bulgaristan'daki demokratik
kurumların gereken iradeyi göstererek, ülkenin aydınlanmış milletler
ailesindeki yerini savunup sorunun yasama ve yürütme kurumlarının yetkisi
dışına taşınmasını engelleyeceğine inandıklarına kanaat getiriyorlar.
Deklarasyonun Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, 41. Halk Meclisi Başkanı Tsetska
Tsaçeva, Avrupa Parlamentosu, Bulgaristan Cumhuriyeti Kamu Denetçisi Konstantin
Pençeve'e gönderileceği açıklandı.
Resmiye MÜMÜN
23 Şubat 2013, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
27 Şubat 2013, Kırcaali Haber Gazetesi




Няма коментари:
Публикуване на коментар