Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Kırcaali Bölge Müftülüğü, 25 Nisan 2013 tarihinde Biznes İnkübatör salonunda saat 11.00'den itibaren Kutlu Doğum Programı sunacak. O zaman Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın (SAV) dünyaya teşriflerinin Miladi 1442.yıl dönümünü kutlayacağız. Programa tüm Müslüman kardeşler davetlidir.
Bu yılki Kutlu Doğum Programı'nın ana teması
"Sosyal Sorunlar Çözümünde Hz. Muhammed'in (SAV) Hayatından Örnekler"
olacak. Ayrıca Momçilgrad
(Mestanlı) İlahiyat Lisesi'nin İlahi Grubu ilahilerle katılacak.
Programda onur misafiri ve konuşmacı olarak Bulgaristan Müslümanları Yüksek
İslam Şurası
Başkanı Şabanali Ahmet, yeni göreve başlayan Edirne İl Müftüsü Emrullah Üzüm,
Kırcaali Bölge Müftülüğü Vaizi Enver Halil yer
alacaklar. Momçilgrad
İlahiyat Lisesi yönetiminin, ülke çapından birçok bölge müftüsünün de Kutlu
Doğum Programı'nda hazır bulunmaları bekleniyor.
Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet etkinlikle ilgili,
"Peygamber Efendimizin sevgisi yeryüzünde neşv-ü nema bulmuş, onu sevmenin
Allah'ı sevmeye bedel olduğunu Yüce Allah Kur’an-ı Kerim'de Ali İmran Suresi'nde ifade
ediyor. Dolayısıyla Allah'ı seven Peygamberi sevecek. Böylelikle de Allah'ın
sevdiklerinden, Allah'ın affettiği, merhamet ettiği kişilerden olacak. Bu
doğrultuda Peygamberimizin Kutlu Doğumunu Türkiye bizden bir hafta önce
kutlamaya başlıyor. Ardından bizler de Başmüftülük olarak nisan ayının son
haftasında Bulgaristan'ın genelinde 21 noktada programlar tertip ediyoruz"
diye açıkladı.
Müftümüz, Kutlu Doğum Programı'nın ana temasıyla
ilgili olarak da şunları söyledi: "Hatırlatmak gerekir ki, bir ayetinde
Mevlam, "Size bir fasık, günah işleyebilen bir insan haber getirdiği zaman
onu araştırınız!" Dolayısıyla
günümüz insanları bir haberi araştırmadan hemen karşıdaki insana haddini
bildirmek istiyorlar. Oysa o bilgi gerçek bilgi mi, doğru bilgi mi, yüzleşmenin
son derece önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Yani Ahmet, Mehmet ile alakalı
bir bilgiyi bir başka kardeşimize arz ettiğinde hemen telefonla arayarak,
"Ya bir kardeşimiz benimle alakalı böyle söylediğini söylüyor. Onun bir
gerçeklik payı var mı, ben senin kalbini nerede kırdım, niye bu şekilde bir
tasarrufta bulundun" diyebilmemiz gerekiyor. Kaldı ki toplumsal ilişki
İslam'da son derece önemli. Peygamber Efendimiz, "Komşusu aç iken, tok
yatan bizden değildir" buyuruyor. Bu zanla, bu şuurla hareket eden insan
haliyle komşusunun halini merak edecek. Yani 21.yüzyılın insanı, postmodern
dediğimiz, yani çağlar ötesi bir dönemde yaşıyoruz, uçaklarla, çok farklı
teknolojik aletlerle yarışabiliyoruz ama üstteki komşuyu, alttaki komşuyu henüz
tanımış değiliz. Bu kadar sıkıntılı bir dönemde yaşıyoruz. Haliyle bu şuuru Peygamber Efendimiz ilkeleriyle
bizlere yerleştirmiş oluyor. Bir diğer mesele, büyüklere saygı, küçüklere sevgi
göstermeyen, din adamlarının da
kadrini bilmeyen yine bizden değildir, buyuruyor. Dolayısıyla büyüklere saygı
gösteriyor, küçükleri de yaptıkları hatalardan dolayı azarlama, kınama,
eleştirme değil de, "Yavrum gelir misin, bu işi şu şekilde değil de, şöyle
yapsan daha iyi olmaz mı?" şeklinde eğitimemiz, öğretmemiz gerekiyor, çünkü insanın
eğitim süreci olarak hayatı kapsanıyor.
Nitekim, eğitimle ilgili ecdad ne güzel ifade etmiş,
kabak yetiştirmek isteyen bir yıla ihtiyaç duyar, kavak ağacı yetiştirmek isteyen 10
yıla ihtiyaç duyar ama insan yetiştiren, şüphesiz ki, bir ömre ihtiyaç duyar.
İnsan değişken bir varlıktır. Almış olduğu eğitim sayesinde hayatında
tasarrufatı, efdali, davranışları bir anda değişiveriyor. Bundan dolayı insanın
davranışlarına Müslüman olarak biz Kur’an-ı
Kerim'in şekillendirdiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Peygamber Efendimiz model
olarak gönderilmiş. Yani Peygamberimizi Ahmet'e, Mehmet'e sormak değil de, Kur’an-i Kerim'e bizzat sormak, onu gönderen
Allah'a sormak lazım. Çünkü orada Yüce Allah, "Biz seni ancak alemlere
rahmet olarak gönderdik, ya Muhammed" diye buyuruyor. Yani inanan,
inanmayan bütün insanlara merhamet olarak gönderilmiş bir Peygamber, rahmet
Peygamberi.
Bununla beraber Allah, "Ya Muhammed, şüphesiz ki,
sen en güzel ahlak üzere gönderildin" diyor. Babasını görmemiş, anasına
doyamamış bir haldeyken, yetim ve öksüz Muhammed (SAV), "Beni Rabbim
terbiye etti. Ne güzel terbiye etti" buyuruyor. Dolayısıyla bir ayetinde
Mevlam, "Allah ve melekleri, Peygamberlerine dua ederler, salat ederler,
ey inananlar, ey müminler, siz de Peygambere canigönülden salat ve selamlar edin" diye
buyuruyor. İşte, bizler de 25 Nisan'da 12 Rebiülevvel 571 tarihinde Mekke-i
Mükerreme'de doğan Peygamber Efendimizin kutlu doğumlarını, yeryüzüne
teşriflerini kutlamış olacağız."
Resmiye MÜMÜN
17 Nisan 2013, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
Няма коментари:
Публикуване на коментар