Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Büyükkarıştıran beldesinde dün Zorunlu Göç’ün 25. yıl dönümü münasebetiyle anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Edirne Balkan Türkleri Federasyonu tarafından Çamlık Festival Alanı’nda düzenlenen etkinlik, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan on binlerce Bulgaristan göçmenini buluşturdu. Ayrıca Bulgaristan ve Batı Trakya'dan da binlerce Türkün katıldığı etkinlikte bu ülkelerden davet edilen ve yerel folklor gruplarının yanı sıra birçok şair, halk ozanı ve ses sanatçısı da sahne aldı. Anma etkinlikleri kapsamında Türkan Bebek Anıtı da ziyaret edildi.
Etkinliği onurlandıran resmi konuklar arasında Tekirdağ Milletvekili Emre
Köprülü, Haskovo (Hasköy) Valisi Kadir İsov, Hak ve Özgürlükler Hareketi
(HÖH) Genel Başkan Yardımcısı Ruşen Rıza, HÖH milletvekilleri Hüseyin Hafızov,
Mehmet Ataman, Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, Dobriç (Hacıoğlu Pazarcık) Vali Yardımcısı İsmet
Habil, Trakya Üniversitesi Rektörü Dr. Yener Yörük, Lüleburgaz Kaymakamı
Cemalettin Yılmaz, Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak hazır bulundular.
Ayrıca yurt içinden ve yurt dışından birçok belediye başkanı, sivil toplum
kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, Bulgaristan'daki gençlik yıllarını
cezaevlerinde, kamplarda geçiren, Türklük için mücadele eden gaziler de etkinliğe konuk oldular.
Atatürk Büstü’ne çelenk konulduktan sonra program şair ve yazar
Mehmet Serbest'in göçe dair sunumu ve konuyla ilgili "gözlerimden akan
yaşlar ile yazdım" dediği şiirlerini söylemesiyle başladı. Şair, hala Türk
adlarını geri almayan göçmenlere "Adımız Adına" şiiriyle seslenerek,
isyanını dile getirdi. Eline alıp öptüğü Türk bayrağının göklerden
inmeyeceğini, ezan sesinin dinmeyeceğini söyledi. Ardından sahneye çıkan
Kirkovo'nun (Kızılağaç) Benkovski (Kirli) Nikola Vaptsarov Ortaöğretim Okulu öğrencileri Türkçe
Öğretmeni Cemille Hayrullah'ın yönetmenliğinde anma etkinliğine özel
hazırladıkları muhteşem bir şiir dinletisi sundular, güçlü alkış aldılar.
Kısa bir zaman önce Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Başkanı seçilen
Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zürfettin
Hacıoğlu, konukları ve tüm katılanları selamlama konuşmasında günün anlamı ve
önemine değindi. Sadece Bulgaristan'da değil, Balkanlar’da ve tüm
ülkelerde yaşanan göç trajedisinin de aynı şekilde anıldığını ifade etti. 1989
yılı göçünün en büyük göç olmasına rağmen aslında göçlerin Rus-Osmanlı
Savaşı'nda başlamış olup tüm Balkan ülkelerinin devlet politikası haline
getirilerek, Balkanlar’da
büyük bir etnik temizlik yapıldığını söyledi. Hacıoğlu, "Zor günlerde bizi
bağrına basan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve büyük Türk milletine
minnetlerimizi sunuyoruz, teşekkür ediyoruz" diye ifade etti.
Bulgaristan'da Türklük adına mücadele eden siyasetçileri, sivil toplum kuruluşları yönetimlerini tebrik etti. Bulgaristan'da ana dili eğitimi, vakıf mallarının iadesi ve başka insan hakları iade edilmedikçe Bulgaristan'ın demokrasi sürecini tamamlamış olmayacağının altını çizdi. Son 5 yılda Bulgaristan'daki Türk sivil toplum kuruluşlarının aktif çalışmaları sayesinde Türkçe okuyan çocuk sayısının son 2 yılda yüzde 42 arttığını örnek vererek, yöneticilerini kutladı. Bulgarlaştırma süreci politikasını kınama bildirgesinin iptaline yönelik girişimde bulunan Ataka partisini ve destekleyen Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) üyelerini kınadıklarını vurguladı.
Bulgaristan Türkleri gazileri adına konuşan Sabri Mehmetali, zorlu günlerde mücadele veren tüm gazi ve şehitlere minnet ve şükranlarını ifade ederken, şehitlere rahmet dilediğini ifade etti. Gazi, "Biz büyük bir ulusuz ve öyle kalacağız, Balkanlar’da biz bekçiyiz!" dedi. Tüm Bulgaristan Türkleri’ne ve dernek başkanlarına, "Hak ve Özgürlük Hareketi partimiz olduğu sürece, birlik ve beraberlik içinde olduğumuz sürece biz yıkılmayız" diye seslendi.
Selamlama konuşması yapan Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, Bulgaristan Türkleri’nin yaşadıkları zor günlerin tekrarlanmaması için anma etkinliği düzenlendiğinin altını çizdi. Kendisinin de göçmen olduğunu belirten milletvekili, HÖH partisi temsilcilerinin Bulgar Meclisi’nde Türklüğün korunmasına yönelik verdiği mücadelen dolayı teşekkür etti, başarılar diledi. Bulgaristan Türkleri’nin birlik içinde olmaları gerektiğine dikkat çekerek, birlikten güç doğduğunun altını çizdi.
Konuşmasıyla büyük ilgi çeken Burgaz Milletvekili Hüseyin Hafızov, bu duygulu anlarda 1989 yılında Bulgaristan Türkleri’ne kapıları açan artık aramızda olmayan Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı da rahmetle andığını ifade ederek, her zaman Türkiye'yi ana vatan olarak bildiğimizi kaydetti. Bulgaristan'da Türklerin ve Müslümanların hak ve özgürlüklerini savunan tek partinin HÖH olduğunu vurgulayarak, "Keşke diğer partiler de bizim demokrasi dilimizden anlasa" dedi. Milletvekili olarak ilk yaptığı çalışmalarının vakıf mallarının Başmüftülüğe iadesine ilişkin olduklarını paylaşarak, farklı çevrelerden kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Milletvekili dokunulmazlığı olduğu için davalar açılmadığını söyledi. Milletvekili, "Buna rağmen biz yılmayacağız, korkmayacağız, mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu. Bugün Türk Müslüman olarak Bulgar Meclisi’nde verdiği mücadelenin şehitler ve gaziler sayesinde olduğunun altını çizerek, şehitleri rahmetle andığını ve gazilere minnet ve şükranlarını sunduğunu dile getirdi. Hafızov, "Bundan dolayı bir milletvekili olarak korkmaya hakkım yok. Sizden aldığım güçle hiçbir konuda taviz vermemek üzere bu davayı devam ettirmeye kararlıyım" dedi. Birkaç ay önce Meclis'te yaptığı bir konuşmasında 1945 yılından beri Türklük, Müslümanlık davasında mücadele eden 4 kişinin ismini zikrettiğini, fakat şu anda olsaydı yalnız onların değil, yüzlerce, binlerce şehit ve gazilerin teker teker isimlerini zikretmek istediğini ifade etti. Çünkü şu anda Bulgaristan'da kazanılmış demokrasi platformunun onların sayesinde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin 1989 yılından sonra da Bulgaristan Türkleri’ni unutmadığını ve sahip çıkmaya devam ettiğini kaydederek, zorunlu göçü hicret olarak kabul ettiğini ve her zaman Türkiye'ye güvendiğimizi dile getirdi. HÖH partisinden seçilen Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin bir Türk olarak aslında Türkiye'deki Türklerin de haklarını savunduklarına dikkat çekti.
Etkinlikte Edirne Trakya Üniversitesi Rektörü Dr. Yener Yörük de selamlama konuşması yaptı. Organizasyondan dolayı Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zürfettin Hacıoğlu'nu tebrik ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. 1950 yılında Türkiye'ye göç eden bir ailenin çocuğu olduğunu paylaşan Yörük, bizzat göçü yaşadığını ve en iyi bilenlerden biri olduğunu ifade etti. Yörük, "Bizim elimizden hiçbir kötülük gelmedi, ama Viyana'dan Ural Dağları’na kadar 200 bin tane camimiz yıkıldı, bunu da hiçbir zaman unutmamamız lazım" dedi. Trakya Üniversitesi olarak Bulgaristan'da Türkçe Bölümü olan üniversitelerle iyi ilişkiler içerisinde olduklarını ve daha iyi iş birliği yapılmasını arzu ettiklerini dile getirdi.
En son konuşan HÖH Başkan Yardımcısı Ruşen Rıza, bir yandan mutlu, bir yandan hüzünlü olduğunu ifade ederek, 1989 göçünün bir zulmün sonucunun göçü olduğunun altını çizdi. İnsanlık dışı, çağ dışı olay olarak nitelendirdiği isim değiştirme kampanyasının aslında Bulgaristan Türkleri’ni birleştirdiğini ifade etti. O günlerde kurulan Bulgaristan Türkleri Tük Kurtuluş Harekatı'nın önderliğinde 1985 yılında Mayıs ayında 180 binden fazla Türkün sokaklara döküldüğünü ve Bulgarlaştırma sürecine "hayır" dediğini hatırlattı. Komünist rejimin zorladığı göç ile Bulgaristan Türkleri’nin parçalandığını belirten siyasetçi, kendisini ancak Türkiye'de bir bütün olarak hissettiğini paylaştı. Rıza, "Yarımız Bulgaristan'da, yarımız Türkiye'de. Biz burada bütünüz. O yüzden birlik içinde olmamız lazım. Yapılacak çok iş var. Biz 25 yıldır Bulgaristan'ın siyasi hayatında mücadele veriyoruz ama hala bugün Bulgaristan'da ben böyle serbest Türkçe konuşamıyorum. Yasaklar var" diyerek, HÖH Başkanı Lütfi Mestan'ın Yablanovo'da (Alvanlar) yaptığı konuşmasından dolayı aldığı cezayı hatırlattı.
Vakıf mallarının iadesi, Türkçe eğitimi, folklor ve kültürümüzü yaşatma
konusunda çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekerek, sivil toplum
örgütlerine ve Türkiye'ye büyük görevler düştüğünü vurguladı. Ruşen Rıza,
"Gelin bizim toprağımızda Türkçemizi, örf ve adetlerimizi yaşatalım"
diye seslendi. Bulgaristan Türkleri’nin
en zor günlerinde sahip çıkan Türkiye devletine, Türk halkına, Türk
belediyelerine ve Türk sivil toplum kuruluşlarına şükranlarını sundu.
Konuşmasının sonunda HÖH Onursal Başkanı Dr. Ahmet Doğan, HÖH Başkanı Lütfi
Mestan ve tüm Bulgaristan Türkleri’nin
selamlarını da ileten Rıza, Türkiye'deki vatandaşların seçimlerde verdikleri
destekten dolayı teşekkür ederek, gelecek seçimlerde de destek beklediklerini
ifade etti.
Zorunlu göçü anma etkinliklerine davet edilip de
katılamayan Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Tekirdağ Milletvekili Dr.
Candan Yücer, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve Kırklareli Belediye
Başkanı Mehmet Kesimoğlu tarafından alınan tebrik mesajları okundu.
Anma etkinlikleri programı şiir, müzik ve folklor gösterileriyle devam etti.
Resmiye MÜMÜN
9 Haziran 2014, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
18 Haziran
2014, Kırcaali Haber
Gazetesi
Няма коментари:
Публикуване на коментар