Bugün Cebel'de (Şeyhcuma) Mayıs Olayları’nın 26. yılını anma töreninde hazır bulunan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan, elinde tuttuğu 11 ceza kararını göstererek, geçen yıl Türkçe propaganda yapmak gerekçesiyle kendisine ve HÖH'ten başka meslektaşlarına 2 biner leva para cezası kesildiğini belirtti. Bunun demokratik bir ülkede, sekizinci yıl AB üyesi bir ülkede ana dilinde konuşmanın suç olarak görüldüğüne dikkat çekti. Parlamento'da bir parti grubunun başkanına bu cezanın verildiği göz önünde bulundurulursa Avrupa standartlarında insan haklarına erişebilmek için Bulgaristan'ın daha uzun bir yol yürünmesi gerektiğini söyledi. HÖH partisinin davasının bu olduğunun altını çizen Mestan, demokrasinin başladığı bu meydanın da davası olduğunu ifade etti. Mestan, "Bu sizin ve bizim de davamız, çünkü bizler bir bütünüz" dedi.
Plovdiv (Filibe) Valisi’nin 681 levalık para cezası kestiği karara
dikkat çekti. Bunun İlk Bulgaristan Devleti’nin kurulduğu 681 yılını anımsattığını ve
bununla Vali’nin
"Burası Bulgaristan ve bu topraklarda yaşamak istiyorsan ana dilin ve
kimliğinden vazgeçmek zorundasın" demek istediğini paylaştı. Lütfi Mestan, "Tam bu meydandan sizler
adına ona cevabımı vermek istiyorum. Müsaadenizle cevabımı ana dilimizde
vereceğim. Ey, Sayın Vali, ben de, biz de bu ülkenin evladıyız, vatandaşıyız ve
burada yaşayacağız, eşit haklara sahip yaşayacağız. Tamam mı?!" dedi. Bunun ardından binlerce
Türk, HÖH
partisinin resmi isminin kısaltması olan "DPS, DPS" diye nara
attılar.
HÖH Başkanı kalabalığa, "1989 yılını unutun. Hiçbir baskı, bizleri artık
korkutamaz. Burasını terk etmeyeceğiz. Bulgaristan'ı terk etmek en kolay iş.
Ama bizler çok daha olgun olmalıyız. Maksat Bulgaristan'dan kaçmak değil,
burada kalıp haklarımızı kazanmak. Çok konuşacaktım, fakat bugün saat 13.00'de
Türkçe konuşma cezasına ilişkin açtığım davayla ilgili duruşma için Momçilgrad
(Mestanlı) Bölge Mahkemesi'nde olmam gerekir. Ama sizden büyük bir ricam var.
Sizler benimle gelmiyorsunuz. Sizler burada kalıyorsunuz. Benimle gelmeye gerek
yok. Beni bugün çok güzel bir türküyle karşıladınız: Uzun
İnce Bir
Yoldayım. Bilmem, yolumuz ince mi, ama
şüphesiz uzun bir yoldur. Bizi
bu yolda yalnız bırakmayın. Yoruluruz ama berabersek eğer bize güç verirsiniz.
Bu “DPS” diye nara atmanızla bana bugün çok büyük
bir güç verdiniz. Bir kez daha istiyorum" diye seslendi. Ardından yine “DPS, DPS” naraları atıldı. HÖH Başkanı, konuşmasına Bulgarca devam ederek, dün bir
TV'de bir anket sorusu olarak, "HÖH partisinin Bulgarca propaganda
yapmasına razı mısınız?" diye sorulduğunu belirtti. Katılanların yüzde 91
oranındakilerin
razı olmadıklarını cevap verdiklerini paylaştı.
Mestan,"İnsan hakları bu yüzden kutsal. Çünkü onlar dokunulmazdır ve
hiçbir başka birinin iradesine bağlı bir şey değildir. Bu yüzden insan hakları
uluslararası sözleşmelerle düzenlenmiş. Anayasal prosedürlerle Bulgaristan
Meclisi tarafından onaylanmış olmasından dolayı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ulusal kanunlardan daha üstündür. Bu sözleşmeye dayanarak söylüyorum ki, yüzde
95 oranında Türkçe propagandaya razı olmasalar bile bir şey değişmez. HÖH
partisine Türkçe propaganda yapmasına izin verildiğinde Bulgaristan'ın milli
çıkarlarının ve milli güvenliğinin tehlikeye atılacağının telkin edilmesine
karşıyım. Batı Balkanlar'da yaşanan trajik olayların Bulgaristan'da da
yaşanması riskini taşıdığı telkin edilmeye çalışılıyor. Bu Bulgaristan'daki
etnik modelin derin bir şekilde tanınmadığını gösteriyor. Bu en sorumlu, ulusal
vatansever partisi olan HÖH'ün felsefesinin esasının derin bir şekilde
tanınmamasından kaynaklanıyor. Çünkü ben şununla gurur duyuyorum ki, bizim
seçmenlerimizin elinde bir silah göremeyeceğiniz gibi, bir taş bile
göremezsiniz. Çünkü aramızda bulunan Paniş (Mayıs Olayları'nın ana
organizatörlerinden, olaylar sırasında milis güçleri tarafından öldürülesiye
dövülen ve sınır dışı edilen İsmet Yılmaztürk Paniş),
on binlerce protestocuya 26 yıl önce şu tavsiyede bulunuyor: Ayakkabınızın ipi
sökülse bile eğilip bağlamaya çalışmayın, çünkü milisler taş almak istediğinizi
düşünebilirler. Hayır, bizim protestomuz barışçıl. Bizim modelimiz barış ve hoşgörünün
eşanlamlısıdır. (DPS naraları atılıyor). Benim milletimin elinde silah değil,
taş bile yoktur. Benim milletimin elinde çiçek var. (Elindeki karanfili
gösteriyor). Biz kine çiçekle, aşkla cevap veriyoruz" diye ifade etti.
Resmiye MÜMÜN
19 Mayıs 2015, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
27 Mayıs 2015, Kırcaali Haber Gazetesi
Няма коментари:
Публикуване на коментар