Mestanlı Şehitlerini Andı











Bu yıl da Momçilgrad (Mestanlı), 27 Aralık'ta Bulgarlaştırma süreci esnasında 26 yıl önce verdiği şehitlerini resmi törenle andı. O zaman 26 ve 27 Aralık 1984 tarihinde yöre halkı yoğun olarak Rodop kasabasında protesto yürüyüşleri düzenlemişti. Fakat devletin askeri ve milis kuvvetleri sokağa dökülmüş kalabalığı gaddarca sopa ve silah gücüyle perperişan edip Mestanlı sokaklarını kana boyamışlardı. Bazılarını hiçbir hüküm vermeden sokakta kelepçeleyip, ölüm kamplarına ve hapislere tıkmışlardı.
Yaşanmış bu trajedi yüzlerce insanı şehitler anıtı önüne topladı. Tören
, konukların şehitlerin anısına çelenk ve çiçek koymasıyla başladı. Ardından sunulan şiir programı vatana ve Türklerin maruz kaldığı hak ve özgürlerine saldırılardan doğan acı, sitem dolu dizelerle seyircileri göz yaşına boğdu.
Şehit Raven
(Cumayanı) köyünden Mümün Ahat, Nanovitsa (Alibeykonağı) köyünden Yusuf Halilibrahim, Momçilgrad’dan Mehmet Habil, Austa’dan (Bayramköy) Aliosman Ali, Drumçe (Göçüler) köyünden İbrahim İbrahim, Svoboda ((Şikemler) köyünden Mustafa İbrahim, Gorsko Dyulevo (Ayvalı) köyünden Mustafa Osman ve Gruevo (Hayranlar) köyünden Mustafa Ali ve Abdülazis Bekir'in ruhlarına sembolik meşale yakılıp katılımcılar saygı duruşunda bulundular. Bir de onların ruhları için Bulgaristan Müslümanları Yüksek Şura Başkanı Şabanali Ahmed başta olmak üzere yerli hocalar tarafından dualar okundu. Bunun ardından Şabanali Ahmed, yaptığı konuşmada:26 yıl önce Bulgaristan hükümeti tarafından Bmüftü atanan Nedim Gencev yine göreve getirilmek isteniyor. Aynı ülkede, demokratik ülkede, Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi bir ülkede ve hiç kimse yapılanlardan Bmüftülük nezdinde veya vatandaşlarımızın kimliğini korumak nezdinde rahat değildir. Yani halkımızın sesini özgürce söyleyebilmesi için 26 yıl geçmiş ama görülüyor ki hala söyleyemiyor", diye hatırlatarak "Hepimiz birliğimizi, beraberliğimizi koruyup, kurumlarımıza sahip çıkalım. Çünkü 26 yıl verilen mücadele dini ve milli bir mücadeledir. Bugün de aynısını yapmalıyız", şeklinde toplanan cemaati uyardı.
1984 yılı Aralık ayı olaylarına iştirak eden Momçilgrad Mağdurlar Vakfı Başkanı Halil Mehmedali, İsmet ve Mustafa Topaloğlu, Orhan Mutlu, Mehmed Sadullah, Ahmed Ahmedov, Hilmi Mollaoğlu, Halil Rasim, Sadullah Hayrulla, İsmail Daud, Hüsniye Recep, törende bulunmayan Abdullah Abdullah, Mümün Köseoğlu, Bürhan Mutlu ve daha isimleri belirtilmeyen nice mağdur soydaşlarımıza şükran duyguları sunuldu.
Resmi
konuklar arasında Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Merkez Karar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ruşen Riza, HÖH Merkez Operasyon Bürosu Sekreteri Mustafa Karadayı, HÖH Kırcaali İl Başkanı ve Cebel (Şeyhcuma) Belediye Başkanı Bahri Ömer, milletvekilleri Ünal Tasim, Necmi Ali, Dr. Hasan Ademov, siyasi mağdur ve HÖH Merkez Operasyon Bürosu Üyesi Ayruş Hacı, HÖH Gençlik Kolları Kırcaali İl Başkanı Ahmed Habib, eski milletvekili Ahmed Hüseyin, T.C. Plovdiv (Filibe) Başkonsolosluğu Muavin Konsolos Elif Kutlu, Göçmenleri Kültür ve Dayanışma  Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Öztürk, İzmir BAL-GÖÇ Genel Başkan Yardımcısı Ali Beysim Belgin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Bursa Osmangazi İlçe Teşkilatı’nı temsilen Nayme Kaşmer hazır bulundular. Mestanlı şehitlerini anma törenine Kırcaali ilinden belediye başkanları, meclis başkanları ve meclis üyeleri de katıldılar.
Ev sahibi konumundaki
 Başkan Erdinç Hayrullah, selamlama konuşmasında her yıl yüzlerce insanı bir araya getiren Mestanlı anıtının Bulgaristan'da şehitler için yapılan ilk anıt olarak ad, dini inanç, gelenek ve ana dili ile onurlu yaşam iradesinin sembolü olduğunu belirtti. Bulgarlaştırma sürecini ne yönden bakılırsa bakılsın, bir insanlık suçu olarak nitelendirdi. Son zamanlarda milliyetçilik eğilimlerinin endişe yaratmasına rağmen bu topraklarda var olan hoşgörü ruhunun her zaman galip geleceğinin altını çizdi. Belediye Başkanı, “Biz hep beraber yaşayacağız ve bizden farklı olanı, onun kültürel, dini ve milli mensubiyetine saygı duyup hürmet edeceğiz. Çünkü hepimiz aynı şeref ve haklara sahip olarak dünyaya geliyoruz", diye dikkat çekti. Erdinç Hayrulla, ”Biz insanlık gururumuzun çiğnendiği günleri unutmayacağız. Onlar her ne kadar tarih kitaplarında yer almasalar da, yine de beraberce sarf ettiğimiz emeklerle kendimizi koruyarak ileri devam edeceğiz", dedi. Belediye Başkanı, anma törenlerinin kin ve nefret saçmak için değil, 1984-85 yılında yapılan hataların tekrar edilmemesi amacıyla yapıldığını söyledi. Konuşmasının sonunda Bulgaristan Türk halkının HÖH ile birlikte Bulgarlaştırma süreci gibi insanlık trajedisini tekrar yaşamaması için sonuna kadar savaş vereceğine dair herkesi uyardı.
Mustafa Karadayı
, heyecanla Mestanlı kahramanları ve tüm mağdurlar önünde saygıyla eğildiğini dile getirdi. Bulgarlaştırma sürecinin altmışlı yıllardan başlayarak 1984-85 yıllarına kadar uzanarak birkaç aşamada gerçekleştiğine dikkat çekti. Bu olayların sebebi olarak Bulgaristan'ın çeşitli yerlerinde uygulanan bu politikaya karşı Türklerin tepkisiz kalıp, birlik ve beraberlik duygusu göstermediklerini öne sürdü. Konuşmasının devamında: Bugün durum daha farklı. Aramızda Deliorman, Blagoevgrad, Pazarcık ve Smolyan bölgelerinden milletvekillerimiz ve arkadaşlarımız bulunuyor, yani bugün beraberiz. Yirmi yıldan beri beraberiz. Bu beraberlik insanlık onuru ve sonsuz insan hakları ve özgürlüklerin çiğnenmesine yönelik denemelerin sonucunda doğdu. Bu beraberlik Hak ve Özgürlükler Hareketi'ni doğurdu. Bu parti oldukça hak ve özgürlükler uğruna verilen savaş devam edecek. Biz bu savaşı her gün, her an sürdürmek zorundayız. Çünkü, hak ve özgürlükler bize ebediyen verilmiş değildir", dedi. Bu bağlamda, Başbakan Boyko Borisov'un iktidara gelmesinden birkaç ay sonra Bulgarlaştırma sürecinin amaca uygun olarak yapıldığını, ancak yanlış yöntemler kullanıldığını dile getirdiğini hatırlattı. Karadayı, Ben vatanımın böyle bir Başbakanı olmasına razı değilim. Nasıl başbakan olursa olsun, biz vatanımızın şerefli vatandaşlarıyız ve onun güvenliği için hizmet veriyoruz. Biz demokrasi için savaşıyoruz. Fakat hak ve özgürlükler olmadan demokrasi ve güvenlik yok. Biz her Bulgaristan vatandaşının onurlu, güven içinde yaşam sürmesini istiyoruz", diye belirtti. Konuşmasının sonunda, "Yaşadığımız kötü olaylar tarih kitaplarına yansıtılmış değil, o yüzden onları genç nesillere aktarmak bizim boyun borcumuzdur", diyerek kalabalığa seslendi.

Resmiye MÜMÜN ve Durhan ALİ

Fotoğraflar: Resmiye MÜMÜN 

29 Aralık 2010, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi

5 Ocak 2010, Kırcaali Haber Gazetesi 


Няма коментари:

Публикуване на коментар

web tasarım: nahit doğu