Kirkovo
(Kızılağaç) Belediyesi’ne
bağlı Mogilyane (Kayaloba) köyünde geleneksel
olarak Bulgarlaştırma sürecinde
şehit düşen Türkan bebeği ve diğer şehitleri anma töreni
düzenlendi. Bu münasebetle binlerce insan
Türkan Çeşme Anıtı’nda bir araya toplandı. Bu trajedi, 26 yıl önce 26 Aralık
1984 tarihinde 3 000 Türk’ün isimlerinin zorla değiştirilerek asimilasyon
kampanyası girişimlerine karşı protesto gösterisi sırasında yaşanmıştır. Bulgar
askerleri ve milis kuvvetleri halkın
üzerine ateş açtıklarında kurşunlar
Kitna (Sütkesen) köyünden Musa
Yakup’a ve Mogilyane’den Ayşe
Hasan ve annesinin kucağındaki 17 aylık Türkan’a isabet etmiş, beş kişi de yaralanmıştır.
Bu acı olayları, dün
26 Aralık'ta Kırcaali’deki Kadriye Latifova Sahneli Dimitır Dimov Tiyatrosu’nun eski Türk tiyatrosu
oyuncuları şiir, müzik ve dans
aracılığıyla mükemmel performansla canlandırdılar ve seyircilere duygulu anlar
yaşattılar. Küçük şehit
Türkan'a hasredilmiş şarkısıyla
yürekler doldu taştı ve gözyaşların tutulması mümkün olmadı.
Törende Hak ve
Özgürlükler Hareketi (HÖH) Başkan Yardımcısı Ruşen Riza, HÖH’ten Kırcaali milletvekilleri Necmi Ali ve Ünal Tasim,
Razgrad (Hazargrad) milletvekili Dr. Hasan Ademov, Şumnu milletvekili Çetin Kazak, Smolyan (Paşmaklı)
milletvekili Arif Aguş, Parlamento Grubu üyeleri İlin Andreev ve Güner Serbest,
HÖH Gençlik Kolları Başkanı Ceyhan İbramov, Türkiye Cumhuriyeti Plovdiv
(Filibe) Başkonsolosluğu Muavin Konsolos Fisün Beyazkılıç, Bulgaristan
Müslümanları Yüksek Şura Başkanı Şabanali Ahmed, eski milletvekili ve Türkan Çeşmesi
projesinin yaratıcısı Fikret Sepetçi, Bursa
Balkanlar Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Başkanı Prof. Dr. Emin
Balkan, Türkan bebeğin annesi Fatma Mollahasan ve ev sahibi konumundaki Kirkovo
Belediye Başkanı Şukran İdriz hazır bulundular.
Türkiye’den gelen
hayli bir konuk vardı. Onların arasında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı
Abdullah Karadayı, Kirkovo ve Kırcaali’nin kardeş belediyeleri olan Kestel ve
Bursa Osmangazi temsilcileri, çeşitli göçmen derneklerinin etkin üyeleri bulunuyordu.
Daha Bulgarlaştırma
süreci mağdurları, Kırcaali ilinin tüm belediye başkanları, yurt içinden
belediye temsilçileri, din adamları ve binlerce katılımcılar Kayaloba şehitlerini
andılar.
Şukran İdriz, selamlama
konuşmasında HÖH Merkez Karar Yönetim Kurulu’na ve parti başkanı Ahmed Doğan’a
uzun yıllardır gösterdikleri çaba sayesinde tüm vatandaşların hak ve
özgürlüklerinin sağlandığını belirterek teşekkürlerini ifade etti. Belediye
Başkanı, “Onlar bize Bulgaristan’ın ve Birleşik
Avrupa’nın onurlu vatandaşları olmak için birlik ve beraberlik içinde güçlü
olmak zorunda olduğumuzu ve siyasi provokasyonlara gelmememiz gerektiğini
öğrettiler. Çünkü onlar bizi çatışma, gerilim ve karşı koymak durumunda bırakıyor.
Bunlar ise insanlar arasında etnik gerilim ve kinin yerleşmesine yol açıyor”,
dedi.
Prof. Dr. Emin
Balkan, Bulgaristan göçmenleri adına toplanmış binlerce kişiyi selamlarken
mutlulukla beraber hüzün yaşadığını
belirtti. „Şehit olan bu insanların tek suçları Türk ve
Müslüman olmaktı, devlete baş kaldırmamışlardı. Kendi isimlerini kullanmak, örf
ve adetlerini yaşamak, yani insanca yaşamak istiyorlardı”, dedi. Ve devamla: „Biz o tarihi unutmayacağız ama ileriye
bakmamız gerekiyor. Demokrasi döneminde ismimizi, örf ve adetlerimizi, kültürel
değerlerimizi kullanmamızda yasal sıkıntı yok. O zaman onları neden
kullanmıyoruz! Oysa çocuklarımıza dini ve Türkçe eğitimi vermek boynumuzun
borcudur. Çünkü bunlar kültürümüzün temeli ve biz onları yaşatmazsak kaybederiz.
Akraba bağımız da kaybolur. Bu konuda bizlere düşen görevler var”, diyerek halkı uyardı. Prof. Balkan yakın tarihte
yaşanılan sıkıntıları hatırlatarak göçmenlerin sıla topraklarına daha rahat
gelip gitmek istediklerini söyledi. „Bulgar ve Pomak kardeşlerimizle yıllarca dostluğu yaşattık ve yeniden yaşatmak
istiyoruz. Biz ayrıcalık yapmıyoruz. Son günlerde bazı siyasi partilerin etnik
ayrımcılığın yeniden gündeme getirmеsini Türkiye’de endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz. Eski Başbakan İvan Kostov Bursa’ya gelip Bulgaristan adına özür
dilemişti, fakat özellikle son zamanda gelişen olaylar Bulgar hükümetinin bu
hareketinde samimi olmadığını gösterdi”, diyerek bunu gösteren Başmüftülük sorununu, yerel seçimlerle ilgili 10 aylık ikamet
süresi gibi Bulgaristan Türkü önünde duran birçok problemi örnek verdi. Bu
durumun ancak birlik, beraberlik içerisinde HÖH’ün yardımıyla çözülebileceğine vurguladı.
Hasan
Ademov, Rodoplulara Deliormanlı kardeşlerinin sıcak selamlarını getirdiklerini
belirtti. Razgrad’tan on arkadaşıyla birlikte buralara gelerek, demokrasi için
verilen savaşı desteklediklerini söyledi, aynen Kırcaalili arkadaşlarının Kuzey
Bulgaristan’da mayıs ayında yapılan anma törenlerine katılmaları gibi. Milletvekili,
amacın hak ve özgürlükleri tehlikede olunca Bulgaristan Türkleri’nin
birbirlerini desteklemesi olduğunu ifade etti.
HÖH Merkez Karar
Yönetim Kurulu üyesi olan siyasi mağdurlardan Ayruş Hacı, hak ve özgürlüklerin
insan hayatı olarak bedelinin çok büyük olduğunu dile getirdi. Daha bir sürü
sürgün edilip hapislerde yatanlar, öldürülenler olduğuna dikkat çeken Ayruş
Hacı, “Biraz önce gördüğümüz sahnenin oyuncuları 2000 milyon insandık ve 6-7
milyona karşı savaşmak zorundaydık, fakat onları yenmeyi başardık”, dedi.
Ünal Tasim,
“İnanıyorum ki bu tarihsel
bellek bizde yaşayacak”, diyerek geçen yıl
bu yerde söylediği ”Bulgar hükümeti
yetkisiz, devleti yönetemiyor” sözlerini hatırlattı. Milletvekili, birkaç hafta önce basın önünde iddia ettiği
tütüne mali yardımların kesilip sözde Avrupa Birliği (AB) istemi öne sürülerek
milletin aldatıldığının tekrar altını çizdi.
Çetin Kazak, anma
törenine ilk defa katılıp tiyatro gösterisini izleyince çok duygulandığını
söyledi. Aynı şekilde bu kadar çok insanı birarada görmekten etkilendiğini
açıklayan milletvekili, HÖH’e karşı olan siyasi güçlerin Türk halkını sıraya
dizip zorla oy kullanmasını sağladığı iddialarını aklına geldiğini ifade ederek
binlerce insana dönerek bunun doğru olup olmadığını sordu. “Buraya da
bugün bu şekilde mi geldiniz?” sorusuna halkın cevabı olumsuzdu.
HÖH Başkan
Yardımcısı Ruşen Riza ilk defa törene katılıp yerli halkın acı hatıralara
gösterdiği büyük ilgiden çok etkilendiğini ifade etti. „Bugünkü anma töreni bize bilanço yapmak için bir
fırsat tanıyor. Ne imiş, ne oldu. Bazı soydaşlarımızın kendini feda etmelerini
unutmamak zorundayız. Türkan’ın adı çoktan her zaman hak ve özgürlükleri için
savaşacak asi bir ruh simgesine dönüştü. Biz Bulgar toplumunun yaptığı
kötülükleri unutmasına izin vermeyeceğiz ve güçlü olacağız”, diye olayı yorumladı.
Zaman zaman yağmur
çiseleyen anma töreni, Şabanali Ahmed’in şehitlerimizin ruhu ve Türk azınlığının
varlığını koruması için dua okumasıyla bitti. En sonunda ise Türkan Çeşme Anıtı’na
çelenk ve çiçekler konuldu.
Resmiye MÜMÜN
27 Aralık
2010, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
5 Ocak 2010, Kırcaali Haber Gazetesi
Няма коментари:
Публикуване на коментар